Katar’daki yeni seçim yasası tartışmalara neden oldu

Katar’da ilk kez ekim ayında yapılacak Şura Meclisi seçimleri yaklaşırken Katar Emiri Temim Bin Hamed Al Sani’nin temmuz sonunda yayımladığı seçim yasası ile ilgili kararname sosyal medyada tartışmalara yol açtı.

Katar’da 2003 yılında yapılan anayasa referandumuyla ülkede yasama görevini yerine getiren Şura Meclisi üyelerinin seçimle belirlenmesi kabul edilmişti. Buna göre 45 kişiden oluşan Şura Meclisi üyelerinin 30’unun seçim yapılarak belirlenmesi, geri kalan 15’inin de Emir tarafından atanması kabul edilmişti.

Katar Emiri Al Sani 29 Temmuz’da yayımladığı kararname ile Şura Meclisi üyeliğine seçme seçilme hakkına sahip olunabilmesi için “asli uyruğun Katar olması” şartının yanı sıra “kişinin dedesinin Katarlı ve ülkede doğması kaydı” getirildi.

Seçim yasası ile ilgili “asli uyruğun Katar olması” şartı sosyal medyada en çok etkileşim alan konuların arasında yer aldı.

KATAR VATANDAŞLIK YASASI

Eski Katar Emiri Hamad Bin Halife, 2005 yılında yayımladığı kararname ile 1961 vatandaşlık yasasında değişiklik yaparak günümüzde de geçerli olan Katar vatandaşlık kanununu yürürlüğe koymuştu.

Bu yasaya göre, 1930’dan önce ülkeye yerleşmiş ve 1961’e kadar ülkede ikametlerini sürdürmüş kişiler ve çocukları Katar vatandaşı kabul ediliyor.

Katar vatandaşlığı için gerekli olan söz konusu şartı sağlamayan ancak Katar kökenli olduğu kanıtlanan kişilerin de Emirlik kararnamesi ile vatandaşlığı kabul edilebiliyor.

YENİ SEÇİM YASASI VE TARTIŞMA NOKTASI

Katar Emiri Al Sani, 29 Temmuz’da yayımladığı kararname ile, Şura Meclisi üyeliğine seçme seçilme hakkına sahip olabilmesi için kişilerde “asli uyruğunun Katar olması” şartının aranacağı, Katar vatandaşlığına sahip olan herkesin “asli uyruğunun Katar” olmadığı kaydedildi.

Kararnamede, asli uyruğunun Katar olmasının “kişinin Katar vatandaşı, aynı zamanda dedesinin Katarlı ve ülkede doğması kaydıyla” mümkün olacağı belirtildi.

Şura Meclisi seçimleri ile ilgili şartları belirleyen Anayasanın 80. maddesinde ise sadece “asli uyruğunun Katar olması” şartı yer alırken Al Sani’nin son yayımladığı kararname ile “Katar vatandaşı aynı zamanda dedesinin Katarlı ve ülkede doğması kaydı” getirilmiş oldu.

Katar Emiri Al Sani’nin yayımladığı seçim yasasına ilişkin kararnameye ise en çok itiraz, ülkedeki en fazla nüfuslu aşiretlerden Al Murra’dan geldi.

IRKÇILIK VE AŞİRETÇİLİK KIŞKIRTMALARI HAKKINDA SORUŞTURMA

İçişleri Bakanlığı, 10 Ağustos’ta, “yalan haber, ırkçılık ve aşiretçilik kışkırtması yapmak” suçlamalarıyla 7 kişi hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı.

Bakanlık açıklamasında, toplumun istikrarını, güvenliğini ve toplumsal barışı tehdit etmeye yönelik ırkçı bir söylem benimseyen herkese karşı yasal işlem yapmaktan çekinilmeyeceği ifade edildi.

İçişleri Bakanlığının bu adımı Al Murra aşireti mensuplarının seçim yasasına ilişkin yaptığı itiraz ve eleştirilerin ardından geldi.

Katar’da yasama görevini yürüten Şura Meclisi, Bakanlar Kurulu tarafından kendine gönderilen dosyaların tartışılması, yasa tasarıları, devletin genel politikası ve büyük projelerin bütçesinin belirlenmesi gibi konularda tavsiyelerde bulunuyor.

İTİRZLARIN KABULÜ

İçişleri Bakanlığı Hukuk İşleri Daire Başkanı ve Şura Meclisi Seçimleri Denetleme Komitesi Başkan Yardımcısı Salim Sakr el-Murihi, seçmen kayıtları konusunda gelen itiraz ve şikayetlerle ilgili açıklama yaptı.

İçişleri Bakanlığının sosyal medya hesabında 11 Ağustos’ta paylaşılan videoda Murihi, seçmen kayıtları ile ilgili itiraz ve şikayetlerin iki gün daha süreceğini, konuyla ilgili itiraz ve şikayeti olan vatandaşların seçim merkezlerine giderek itirazda bulunabileceğini aktardı.

Murihi, kendilerine “Katar vatandaşlığı” ve “seçim merkezi değişimi” gibi konularda birçok şikayetin ulaştığını kaydetti.

AL MURRA AŞİRETİ MENSUPLARININ DÜZENLEDİĞİ GÖSTERİ

Katar’da önemli bir nüfusa sahip olan ve tartışmaların odağındaki Al Murra aşiretinin seçim yasasını protesto için başlattığı gösteri, Emir Yardımcısı Şeyh Abdullah Bin Hamed’in aşiret ileri gelenleri ile görüşmesinin ardından sona erdi.

Katar Basın Merkezi Genel Müdürü Abdullah el-Azabe, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Al Murra aşireti ileri gelenleri ile Katar Emirinin kardeşi ve yardımcısı Şeyh Abdullah Bin Hamed’in bir araya geldiğini aktardı.

Azabe paylaşımında, Katar Emiri Al Sani’ye vatandaşların haklı talepleri ile ilgilendiği için teşekkür ederek, “Katar Devleti’nde hüküm ve otoritenin kaynağını güç ve vahşetten değil aklı selimden aldığına tüm dünya şahit oldu.” ifadesini kullandı.

Katarlı aktivist Hamed ed-Deıyye de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Katar Emiri Al Sani’nin talebi üzerine Al Murra kabilesinin barışçıl oturma eyleminin sona erdiğini belirtti.

SOSYAL MEDYADA EN ÇOK ETKİLEŞİM ALAN KONU: ŞURA MECLİSİ SEÇİMLERİ

Katar’da “Şura Meclisi seçimleri” etiketi altında yapılan tartışmalar sosyal medyada en çok etkileşim alan konu oldu.

Tartışmaların odağındaki seçim yasası konusunda sosyal medya kullanıcılarının bir kısmı seçim yasasının mevcut şekliyle kalması gerektiğini ve “umut verici bir demokratik deneyim” olduğu yönünde paylaşımlar yaparken bir kısmı da “seçim kanununun toplumun tüm kesimlerini kapsayacak şekilde değiştirilmesi” çağrısında bulundu.

Katarlı aktivist Hamad Lahdan el-Mühennedi paylaşımında sosyal medyadaki provokasyon ve hakaretler karşısında şaşkın olduğunu ifade ederek sağduyu çağrısında bulundu.

Katar Basın Merkezi Genel Müdürü Abdullah el-Azabe de “Al Murra aşiretinin akil insanları, akademisyenleri, avukatları, gazetecileri, şairleri var ve ana vatanları Katar’da en yüksek mevkileri işgal ettiklerini söylemeye bile gerek yok. Aralarına girmek isteyen küçük bir ajanın onları bir bahane ile yönlendirmesine izin vermezler.” ifadelerini paylaştı.

Eş-Şark Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sadık Muhammed el-Amari ise “Yabancı komplolar karşısında birlik olan Katar halkı, bugün ülkesine ve Emirine daha sevgi dolu ve sadık. Seçmen listeleri ile ilgili kimin bir şikayeti veya çekincesi varsa şikayetini sunsun, şikayet komitesi gereğini yapmazsa mahkeme var.” paylaşımını yaptı.

Katarlı Akademisyen Nayef Bin Nehar da Katar’da yasaların değiştirilmesini talep etmek konusunda bir özgürlük alanı olduğunu ve halktan gelen itirazlar üzerine bazı yasaların daha önce değiştirildiğini kaydetti.

Taraflara aklı selim ve sağduyu çağrısında bulunan Nehar, “Bugün en çok ihtiyacımız olan şey herkesin sağduyulu olmasıdır. İtirazını iletenlerin aklı selimine, devletin suistimallerle başa çıkarken sağ duyusuna ihtiyacımız var. Başka bir yola başvurmak ülkenin geleceği için bir risktir.” ifadelerini kullandı.

Sosyal medya kullanıcısı Hamed Al Sani de paylaşımında, “Herhangi bir yeni demokratik tecrübe sırasında medeni tartışmaların yaşanması normaldir ve geçici farklılıklar olabilir. Bu esnada bizden önce bu tecrübeyi edinmiş kardeş ve dost halklardan ve ülkelerden görüşler duymak doğaldır. Ancak üzücü olan şey bize, yemek ve çoğalmak için sığır gibi yaşayan halklardan nasihat gelmesidir.” değerlendirmesinde bulundu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir