Kanatlı yılan efsanesi gerçek mi? Bu bulgular bilim insanlarını şoke etti

Birçok efsaneye konu olan kanatlı yılanlar, Tatarların da mitolojisinde yer edinmiştir. Zilant adıyla anılan yılan, bir Wyvern (ejderha) ve yılan karışımı olarak tasvir edilir.

Bu yaratık gerçekten de Dünya gezegeninde yerde sürünüp, gökyüzünde süzülmüş olabilir mi?

Doğu Tennessee’deki eski bir çukur, yılanların tarih boyunca değişiminin önemli bir geçiş zamanından ipuçlarını barındırıyor. 2017 yılında bölgede çalışma yapan Pennsylvania Üniversitesi’nden bir paleontologlar, orada bulunan fosilleşmiş canlılar arasında, 5 milyon yıl önce yaşamış yeni bir yılan türü keşfetti.

Fosiller, kaleme alınan araştırmanın baş yazarı Steven Jasinski ve ortak yazar David Moscato’nun yüksek lisans derecelerini aldıkları East Tennessee Eyalet Üniversitesi yakınlarındaki Gri Fosil Alanından geliyor.

Journal of Herpetology’de yayınlanan çalışmada, yüzlerce lekeli yılan fosili saatlerce yakından incelendi. Araştırmanın sonunda en büyük sürpriz, yaşayan veya soyu tükenmiş olarak bilinen hiçbir yılan türüne uymayan omurların keşfi oldu. Araştırmacılar yeni bu yeni cins ve türdeki yılana ‘Zilantophis schuberti’ adını verdi.

KANATLI YILAN KEŞFİ

Jasinski makalesinde, “Yılanların kolları veya bacakları yoktur, ancak çok sayıda omurları vardır. Bunlar genellikle paleontologların fosilleri tanımlamak için kullandıkları kemiklerdir.” diyor.

Zilantophis, omurlarının yanlarında benzersiz şekilde geniş alanları ‘kanat şeklinde çıkıntılar’ yer alıyor. Bunlar muhtemelen sırt kaslarına bağlanma yerleriydi.

Zilantophis, yaklaşık 12 ila 16 inç (30-40 cm) uzunluğunda küçük bir yılandı.

Jasinski, “Bu hayvan muhtemelen yaprak birikintileri içinde yaşıyordu, belki biraz kazıyor ve ya küçük balıkları ya da daha muhtemel böcekleri yiyordu. Normal büyüklükte bir kemirgen yemek için çok küçüktü.” diyor.

Moscato ise araştırmasında, “Bu yılanın omurları çok küçük. Onları inceleyebilmemiz için tortulardan ve diğer kemiklerden titizlikle ayrılmaları gerekiyor. Bu çalışma kendini işine adamış müze çalışanları, öğrenciler ve gönüllüler tarafından yapılıyor.” ifadelerini kullanıyor.

Yılanın vertebra özelliklerine dayanarak, bu yeni türün en yakın akrabasının kral yılanı ve sıçan yılanı olduğu düşünülüyor.

Jasinski, “Yılanlar hem bugün hem de geçmişte ekosistemlerinin önemli parçalarıdır. Her fosil bir hikaye anlatmaya yardımcı olur ve tüm bu kanıtlar bilim adamlarına geçmişin daha net bir resmini sunarken, yaşayan toplulukların gelecekteki değişikliklere nasıl tepki vereceğini tahmin etmek için araçlar sağlar.” diyor.

star.com.tr