Kaftancıoğlu: Atatürk Havalimanı’nı Katar’a ve S. Arabistan’a peşkeş çekmek için kapatıyorlar

CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, CHP milletvekilleri Turan Aydoğan, Mahmut Tanal, Cihangir İslam, Ali Şeker, CHP İstanbul il ve ilçe yöneticileri ve üyeleri, iş makinelerinin pistlerini kırmaya başladığı Atatürk Havalimanı’na gelerek tepki gösterdi.

CHP Heyeti, iş makinelerinin pistteki çalışmalarını gösteren bir alanda açıklama yapmak istedi, ancak polis buna izin vermedi. Partililer daha sonra havalimanının karşısına geçerek burada açıklama yaptı.

CHP İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu, açıklamasında şunları söyledi:

“Bugün biz, arkamızda tabelasını gördüğünüz Atatürk Havalimanını önünde basın açıklaması yapacak ve Atatürk Havalimanı’nı katlederek nasıl ihanet içinde çetelerin olduğunu gösterecek ve iş makinelerinin bulunduğu yerlerde sizlere açıklama yapacaktık. Ama ne yazık ki bugün ülkemizde kadınları, gençleri, mağdurları korumak yerine suçluları koruyan bir anlayış olduğu için iş makinelerinin nasıl Atatürk Havalimanı’nın pistini yerle bir ettiğinin görülmesini istemediler. Suçluların, yani suçluluğun telaşı içindeler.

Biz bugün tüm İstanbullular, doğa ve kent severler ve elbette Atatürk severler olarak dünyada ilk kurulan 10 havalimanından birinin Atatürk Havalimanı’nın önündeyiz. Atatürk Havalimanı, 1912 yılında askeri görevler, amaçlarla ilk defa uçakların inmesi ile hizmete girmişti. Kısaca hatırlayalım, 1953 yılında da inşaatının tamamlanması ile birlikte uluslararası uçuşa açılmıştı. Sonrasında pistler yetmeyince zaman içinde ek pist yapıldı. İhtiyaç oldu, ek pist yapılmaya devam edildi. Sonrasında kargo terminali açıldı. 1998 yılında artan yolcu talebi ile birlikte, hatta ödüllü bir yarışma ile bir terminal binası yapımına başlandı. Sonrasında da olanları biliyoruz.

“Açılabilecek onlarca yer varken bir pistin yarısı katledilerek sahra hastanesi açıldı”

2000 yılında yeni terminal binasının açılmasından sonra 2002 yılında metro bağlantısı yapıldı. 2019 yılında da İstanbul Havalimanı’nın açılmasını takiben tarifeli yolcu trafiğine kapatıldı. Malum pandemide sahra hastanesi açıldı. Açılabilecek onlarca yer varken bir pistin yarısı katledilerek sahra hastanesi açıldı. 2022, bu yılda da kargo uçaklarının İstanbul Havalimanı’na taşınması sağlandı.

Atatürk Havalimanı’nın plan durumundan da kısaca söz etmek lazım. Şu anda arkamızda bulunan alan 15 Haziran 2009 yüz binde bir ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı’nda havalimanı lejantında kalmaktadır. Çevre düzeni planı hedefleri arasında havaalanlarının birbirleriyle koordineli ve birbirlerini destekleyerek kullanılması maddesi de yer almaktadır. Yine 10 Şubat 2005 onaylı bir bölü beş binlik ölçekli Florya-Yeşilköy ve yakın çevresi, havalimanı lejantında kalmaktayken 12 Mart 2013 tarihinde mahkeme kararı ile planının parseller yönünden iptal edildiği görülmektedir.

“İstanbul Havalimanı bölgesinde 21 adet kuş göç rotası vardır”

Atatürk Havalimanı alanının tamamı birinci derecede deprem bölgesidir. İstanbul’un deprem riskinin ne kadar yüksek olduğunu göz önünde bulundurursak deprem anında ne büyük bir ihtiyaç olduğunun takdirini sizlere bırakıyorum. Atatürk Havalimanı bölgesinde bir adet kuş göç yolu rotası varken, İstanbul Havalimanı bölgesinde 21 adet kuş göç rotası vardır. Dünya örneklerine baktığımızda havalimanlarının ülkelerinde stratejik değerleri olduğunu biliyoruz. Havalimanlarının mutlaka korunması gerektiğini biliyoruz. Bir havalimanı elden çıkarılırsa eğer geri dönüşü oldukça zor. Pistleri kırılmadan muhafaza edilen yüzlerce havalimanı olduğunu biliyoruz dünyada.

Çevre Bakanı, sadece doların yeşiline bakanları ‘Atatürk Havalimanı’nda yeşeren fidanları görmek için sabırsızlanıyorum’ demiş. Buradan ona da şunu söyleyelim; eğer fidan görmek için bu kadar sabırsızlanıyorsanız sizler, yazın cayır cayır yaktığınız, daha doğrusu yakılan ama göz göre göre çay poşeti fırlatmak suretiyle seyrettiğiniz yakılan yerlere o fidanları dikin.

“Peşkeş çekmek için kapatıyorlar”

Neden yapıldığını hepimiz biliyoruz. Bir kez daha yüksek sesle haykıralım, bütün Türkiye, dünya duysun. Suçluluğun telaşı içindeler dedim ya, saraydakiler ve bir avuç şürekâsı, gideceklerini gördüler, gitmeden önce beşli çeteler eliyle vatandaşın cebinden çaldıkları, çalacaklar bir kör kuruşu aktarmak için yapıyorlar. Çünkü, Genel Başkanımız, ‘Biz iktidara geldiğimizde haksız, hukuksuz yere yapılmış, bütün işletmeleri inceleyeceğiz, denetleyeceğiz, hak ettiklerinden bir kuruş daha fazla para yatırılmışsa hepsini alacağız’ demişti. Bunun korkusunu yaşadıkları için bir an önce İstanbul Havalimanı’nı Katarlı ve Suudi Arabistanlı işbirlikçilerine satmak istiyorlar. Ancak, Katarlı ve Suudi Arabistanlı işletmeler ticaret yaparken ticaretlerini düşünmezler mi? Diyorlar ki ‘Elbette biz orayı alırız’, çünkü bu ülkenin milli değerleri, cumhuriyetin kurumları, yapılanların, uluslararası arenada peşkeş çekilirken talibi çok. ‘Elbette alırız, ama bizim oraya alabilmemiz için o bölgede başka havalimanı olmamalı, o nedenle Atatürk Havalimanı’nı kapatmalısınız’ diyorlar. O nedenle burayı millet bahçesi yapacağız adı altında Katar’a ve Suudi Arabistan’a peşkeş çekmek için kapatıyorlar.

Şu anda arkamızda kalan bölge, plansız bir bölge. Herhangi bir şey yapmak için planı yapılır, ruhsatı alınır. Hadi yapılanın normal bir şey olduğunu kabul edelim, kim yapacaksa eğer şeffaf bir şekilde ihaleye çıkılır, ihaleyi kim alırsa ruhsat ve izinleri dahilinde bu işleri yapar. Şimdi arkamızdaki iş makineleri dönelim. Atatürk Havalimanı’nın dönüştürülmesi projesi 2019 yılında duyurulmuş. Çevre Bakanlığı tarafından düzenlenen ihale 29 Nisan 2022’de gerçekleştirilmiş. TOKİ’nin yürüttüğü ve Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi ve millet bahçesine ait sosyal donatılar inşaatları vesaire adlı ihaleye, 6 inşaat şirketi davet edilmiş. Bunların arasından en uygun teklif, yapı ve yapı firmasında gelmiş. Bu olanlara dair ne EKAP’ta bir ihale duyurusu ne bu firmanın ihaleyi aldığına dair bir bilgi ne ilçe belediyemizden, büyükşehir belediyemizden süreçlere dair yapılması gereken bilgi ve izinler yapılmamış. Bunlar yapılırken hatta yapılmadan önce iş makineleri havalimanına girdirilmiş ve nereden yıkımına başlatılıyor; pistlerden.

“CHP iktidarında hesap soracağız”

CHP olarak, halkın partisi olarak 84 milyonla ve 16 milyon İstanbullu ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’ün ismini taşıyan Atatürk Havalimanı’nı ne yaparlarsa yapsın, zaten bir an önce gidecekler ya yıkmak istiyorlar, yeniden Atatürk Havalimanı’na zarar verenlerden hesap soracağız, bu bir. Bu işin arkasındaki siyasilerden hesap soracağız, yasa dışı ve hukuksuz bir şekilde buraya iş makinesini sokanlardan hesap soracağız. Katarlı ve Suudi Arabistanlı her kim alıyorsa, fakirin bir kör kuruşunu cebine atmak üzere buraya teklif verenlerden CHP iktidarında hesap soracağız.

Mustafa Kemal Atatürk’ün milli kurtuluş mücadelesini başlattığı şu günlerde, Gençliğe Hitabesi’nde ne demişti, ‘İktidara sahip olanlar gaflet ve delalet içerisinde ve hatta ihanet içinde bulunabilirler.’ Bugün olduğu gibi. Asla umutsuz olmayacağız, geldikleri gibi gidecekler, geldikleri gibi gidecekler, geldikleri gibi gidecekler.” (ANKA)

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.