Geleceğin teknolojisini yerli olarak geliştiriyorlar! 6 ülkeyle ön işbirliği protokolü imzalandı

GTÜ Teknopark Şirketi Fly Bvlos Technology’e ait hangarda geliştirilmesine 60 mühendisin katkı vereceği dron, arama kurtarma, orman ve çevre kontrolü, acil medikal ürün taşıma, tarımsal faaliyet gibi pek çok alanda faaliyet yürütmek üzere tasarlanıyor.

Yerli yazılım ve donanımıyla yurt dışına ihraç edilmesi planlanan dronun, ihtiyaca göre menzil ve yük taşıma kapasitesi artırılabilecek.

Projeyle ilgili 6 ülkeyle ön işbirliği protokolü imzalanırken, dronun elektronik ve alt sistemleri ile yeni konfigürasyonlarının test çalışmaları devam ediyor.

– “ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞ BİRLİĞİNDE ÖNEMLİ BİR ÖRNEĞİ OLUŞTURDUK”

GTÜ Rektörü Prof. Dr. Muhammed Hasan Aslan, AA muhabirine, Türkiye’nin araştırma üniversitelerinden biri olduklarını belirterek, uçak mühendisliğinde hangi alana odaklanmaları gerektiğini istişare ettiklerinde dron teknolojileri konusunun ön plana çıktığını söyledi.

Sivil drone teknolojisinin Türkiye’nin eksik olduğu alanlardan biri olduğunu gördüklerini, buna yönelik üniversite olarak çalışmalar yapmaya başladıklarını aktaran Aslan, şöyle dedi:

“Türkiye’nin bu konudaki katma değerine katkı sağlamaya çalışacağız. Bu bağlamda da teknoparkımızda özellikle dron teknolojisiyle ilgilenen firmaları bir araya getirmek istedik. Haziranda yaptıkları girişimle burayı Fly Bvlos Technology 6 ayda çok önemli bir yere getirdi. Bu hem bizim teknopark alanımız için hem de Türkiye’nin ilerideki dron teknolojisi için çok önemli adımdır. Buraya ‘Dronpark’ diyoruz. Bu Dronpark ülkemizde ilk, Türkiye’deki üniversiteler arasında ilk, bundan daha başka bir konsept yok.”

Aslan, Dronpark’a yurt dışından bakan düzeyinde ziyaretler olduğunu dile getirerek, üniversite sanayi iş birliğinde önemli bir örneği burada oluşturduklarını kaydetti.

Burada dron teknolojisiyle ilgili firmaları bir araya getirerek onların teker teker ürettiklerini birleştirip dronlar oluşturmak istediklerini anlatan Aslan, “Dron geliştirmeleri üzerine çalışmalar yapıyoruz ve dron pilotluğu eğitimi veriyoruz. Bir dron ile başladık, şu anda 3-4 dronun tasarımı üzerine çalışıyoruz. Bundan sonra dron pilotluğu eğitimine başlayacağız. Teknolojiyi kullanarak, pilot dronu görmeden İstanbul’dan Erzurum’a dahi uçurabilecek.” ifadelerini kullandı.

– “DRON TEKNOLOJİLERİ GELECEĞİN TEKNOLOJİLERİ ARASINDA GÖSTERİLİYOR”

Fly Bvlos Technology Genel Müdürü Murat Islıoğlu da dron teknolojisinin geleceğin teknolojileri arasında gösterildiğini belirterek, bu konuda dünyada da ciddi çalışmalar olduğunu söyledi.

Tamamen yerli yazılım, yeni donanımla tasarım dron üretmeye gayret ettiklerini dile getiren Islıoğlu, “Burada bir okul olarak dron pilotu yetiştirmek istiyoruz. Onun bakımcısını yetiştirmek, uygun konseptte dronlarla kendi yazılımı ve kendi donanımıyla bu pilotları da birleştirerek ihtiyaç duyan ülkelere, ihtiyaç duydukları konfigürasyonda bunları topyekun bir konsept olarak ihraç etmek istiyoruz. Ana amacımız; dron teknolojilerinin bir şekilde ucundan tutan, kanadını yapan, pervanesiyle ilgilenen, elektrik motoruyla ilgilenen, diğer tek zamanlı çift zamanlı motoruyla ilgilenen şirketleri bir araya getirip bir sinerji oluşturarak bir üretim yapmak. Tamamen sivil taraftayız.” diye konuştu.

Islıoğlu, üzerinde çalıştıkları dronun mühendislik hesaplamalarını, kavramsal tasarımlarını ve diğer planlamalarını yaptıklarını anlatarak, teknopark alanı içindeki 24 dönümlük arazide dron kümelenmesine yönelik alan oluşturduklarını kaydetti.

Takım lideri Orkut Aktaş ise hava platformunda en büyük katma değerin aerodinamik tasarımdan geldiğini aktararak, kendilerinin de bu kısımlar üzerine yoğunlaştıklarını, aynı zamanda oto pilot, yazılım ve diğer alt sistem entegrasyonu çalışmalarına devam ettiklerini belirtti.

Dronun farklı koşullarda güvenilir operasyon yapabilmesini hedeflediklerini vurgulayan Aktaş, “Diğer araçların görev yapamadığı yerlerde çok daha güvenilir bir şekilde görev yapacak bir sistem üzerinde çalışıyoruz. 2 farklı opsiyon üzerinde çalışılıyor. İlk çıkacak versiyon tamamen elektrikli lityum iyon batarya teknolojisine bağlı, bir sonraki sistem de hibrit. Bu konuda birçok farklı opsiyon mevcut. Bunları şu an mühendislik açısından değerlendiriyoruz. Taşıma kapasitesi faydalı yük miktarı 15 kilogram olacak, 130 kilometre mesafeye yük taşıyor olacak. Özellikle ulaşılması zor alanlara medikal destek sağlamak, arama-kurtarma çalışmalarında kurtarmaya daha çok destek vermek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.