Dijital Dünyada Finansal Adımlar Zirvesi başladı

Dijital Dünyada Finansal Adımlar Zirvesi 24 TV Genel Yayın Yönetmeni Murat Çiçek’in açılış konuşmasıyla başladı.

ZİRVEDE MEVCUT DURUM VE YAKIN GELECEKTEKİ YENİLİKLER ELE ALINACAK

Küresel çapta yaşanan Kovid-19 pandemisinin, dijitalleşme hızını artırdığına dikkat çeken Çiçek, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

Pandeminin en önemli yansıması, hepimizin bildiği gibi dijital dönüşüm sürecinin her sektörde daha da hızlanması oldu. Dijital teknolojilerin en yoğun biçimde kullanıldığı finans sektörü de bu dönüşümden nasibini aldı. Hatta sektör, bu dönüşümün öncüleri arasında yer aldı.

Temassız, QR tabanlı ve biyometrik ödemelerin hem kullanıcılar hem de düzenleyici kurumlar nezdinde kabulü her geçen gün artıyor. Birçok bireysel kullanıcı ve şirket, kişisel ve kurumsal finansman yönetimine yardımcı olabilecek çözümleri yaşamlarına ve iş modellerine adapte etmeye çalışıyor.

Uzmanlara göre, paranın, kredi kartının ve çek senet gibi her türlü finansal enstrümanın fiziksel kullanımı yakın gelecekte sonlanacak gibi gözüküyor. Yani yakın gelecekte bambaşka bir finans sektörü bizleri bekliyor olacak. Bu dönüşüme ayak uydurmak, yeni ürün ve hizmetler geliştirmek sektörün öncelikleri arasında yer alıyor.

Konusunda uzman çok sayıda saygın ismin teşrifleriyle onurlandırdığı Dijital Dünyada Finansal Adımlar Zirvesi’nde, mevcut durum ve yakın gelecekte karşılaşacağımız yenilikler ele alınacak.

BİRİNCİ OTURUM: FİNANSAL TEKNOLOJİNİN GELECEĞİ

Dijital Dünyada Finansal Adımlar Zirvesi’nin ilk oturumu ‘Finansal Teknolojinin Geleceği’ Piri Reis Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu moderatörlüğünde başladı.

‘FİNANS SEKTÖRÜ DE DİJİTAL COĞRAFYAMIZDA KENDİ İÇİNDE DÖNÜŞÜM SAĞLADI’

Bilişim Vadisi Genel Müdürü Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, Bilişim Vadisi’nin Türkiye’nin dijitalleşmesine katkı sağlayan çalışmalarını anlattı.

İbrahimcioğlu, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

Bilişim Vadisi olarak, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı adına, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesiyle, ulusal ve uluslararası alanda faydalı teknolojiler üretebilmesi için bir kaldıraç rolü üstlenecek bir kurumun temsilcisi olarak buradayız.

Bu kurumda, 20 yıllık askeri teknolojilerdeki başarımızı, sivil teknolojilere geçirebilecek bir alan kurguladık. Finans, sağlık ve oyun gibi birçok alanda çalışmalarımızı yürütmekteyiz.

Geçmişte ulusal coğrafyalardan bahsederken, daha sonra küresel coğrafyaları konuştuk ve an itibariyle dijital coğrafyaları konuşuyor. Bu dijital coğrafyamızda, finans sektörü de kendi içinde dönüşüm sağladı. Biz bu dönüşümün, yazılım ve donanım kısmındayız. Bu alanda da ihtiyaç duyulan yazılımcıları da yetiştirmeye başladık.

TÜRKİYE’DEKİ BANKACILIK BUNUN ÇOK ÖNÜNDE YER ALIYOR

Yurt dışındaki bankacılık yapısı eskiyen bir alt yapı savaştığına dikkat çeken IYZİCO CEO’su Barbaros Özbugutu, ‘Türkiye’deki bankacılık bunun çok önünde yer alıyor.’ dedi.

Özbugutu’nun açıklamaları şöyle:

Dünyada çok ciddi bir şekilde finans teknolojilerine olan ilgi ve paranın oraya yatırımları da değişti. Artık yurt dışındaki bankacılık yapısı eskiyen bir alt yapı ile savaşıyor. Türkiye’deki bankacılık bunun çok önünde yer alıyor. Türkiye’de para transferi yapmak bir problem değil. Yurt dışında sadece bu probleme odaklanan şirketler var. Türkiye’de iki dünyada yaşıyoruz. Herkes 3-4 kredi kartı kullanıyor, pos sistemleri inanılmaz şekilde gelişmiş ve piyasalarda Avrupa’nın da önünde ilerliyoruz. Ama aynı zamanda Türkiye’nin yüzde 42’si bankacılık sektörünün içerisinde değil. Sadece küçük kitle üzerinden ilerliyoruz ve bu sebeple çözüme ulaşamıyoruz.

Kapsayıcılığı artırmamız gerekiyor. Herkese bu dijital platformun parçası olma hakkını vermemiz lazım. Finansal derinlik dediğimiz noktada da Türkiye bankacılık sektöründe inanılmaz ürünlerimiz var. SMS’le bankalar kredi verebiliyor ama bütün KOBİ dünyasına baktığımızda Türkiye’de verilen kredilerin sadece 28’i KOBİ’lere veriliyor. Bizim burada çok net bir şekilde KOBİ’lerin kendilerini vizyonlarını büyütebilmeleri için hızlı bir şekilde finansmana ulaşabilme şansı vermemiz lazım.

‘ARTIK ÇALIŞANLARIMIZ DA DİJİTAL MÜŞTERİLERİMİZ DE DİJİTAL’

Ziraat Teknoloji A.Ş. Genel Müdürü Osman Tanaçan, ‘ Bizim için en önemli konu Z kuşağı. Artık çalışanlarımız da dijital müşterilerimiz de dijital. Bizim gibi ilk bilgisayarı üniversitede görmüş kişiler değil.’ dedi.

Tanaçan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Konuşmalarda bir bankacılık tarafına söz hakkı da var gibiydi ama çok olumlu ve güzel tecrübelerdi bunlar. Ben bankacı değilim, teknoloji tarafındayım. Önce bu dijitalleşmeyle ilgili geçmişe yönelik bir algıdan söz etmek istiyorum. Biz dijitalleşmeyi sunduğumuz ürün hizmetlerin mobil ve internete taşınması diye gördük algıladık fakat o iş bitti. Türk Bankacılık ve finans sektörü sunduğu hizmetler ürün çeşitliliği ulaşılabilirlik konusunda çok daha ileri düzeyde Avrupa’ya göre. 10 yıl önce işlemlerin yüzde 65’i şubelerde yapılıyordu. Bugün sadece yüzde 3’ü şubelerden yapılıyor. Mobil taraf Ziraat Bankası için artık ana kanal. Dünyadaki nüfusun artık 2023’te yüzde 65-70’inin internet erişimi de olacak. Bizim için en önemli konu Z kuşağı. Artık çalışanlarımız da dijital müşterilerimiz de dijital. Bizim gibi ilk bilgisayarı üniversitede görmüş kişiler değil. Artık mobil bankacılığımız, ATM’lerimiz her şeyi yapıyor. Sektörel limitler, sınırlar kalmadı artık. Artık bir perakende firması da teknoloji firması gibi davranmak zorunda. Bir kurye firması görüyoruz bir anda teknolojiyle birleşince perakende sektörüne kafa tutuyor. Önümüzdeki dönemde bu çok önemli bir yapı fakat bazı şeyleri görmez isek aynı mesela Netflix çıktı üzerine teknolojiyi koydu koca networkler yok oldu. İlk önce geçtiğimiz son 10 yılda Fintek’ler finans tarafına eklemlenmeye çalıştı. Fakat NEO bank dediğimiz bunlar gelip gelin sizinle şunu yapalım size destek olalımdan aslında zaman içerisinde bunlar bankaya dönüyorlar ve daha hızlı gelişiyorlar. Fintekler olsun güzel ama bizim bir de bigtek’lerimiz var Apple, Amazon ya da Google. Onların şöyle bir avantajı var, onların elinde yüksek teknolojileri var ama bir de finans dışı inanılmaz bir data var. Şu anda bence konvansiyonel bankacılığın var oluş süreci başladı. Biraz yukarıdan özellikle söylüyorum birkaç yıldır da bunu konuşuyoruz. Bu aslında başladı. Bankacılık çok regüle edilmiş bir sistemdir. Açık bankacılıkla ilgili bizim api dediğimiz anlık olarak uygulamaların paylaşımı şeklinde bankacılık sektörüyle çalışan firmalara biz data veriyoruz.

Bundan sonraki dönemde iş artık platform bankacılığına doğru gidecek. Bu işbirlikleriyle hızlı entegre olamayan buna muhafazakar yaklaşan, o çok eski bankalar çok büyük pazar payına sahip bankalar bir anda eriyebilir. Bu küçük bankalar için de bir fırsat. Finans sektörü için önümüzdeki dönem sadece finansa odaklı bankalar için var olma dönemi olacaktır. 5-6 tane teknoloji var. Mesela 5G teknolojisi çok kritik. Bu bizim işlerimizi çok hızlandıracak ve müşteri beklentisini de daha yukarı taşıyacak. Bulut teknolojisi maliyetleri düşürmek için mutlaka finans tarafında da kullanılması gereken şeyler var. Bu robotik süreçler bizim aslında hayatımızda. Büyük 26 ekonomide bu 86 milyon iş kaybı olacak robotiklerden ama 90 milyon da yeni iş imkanı olacak. Blok zincir tasdikleyici bir makama ihtiyaç duymuyor. Bu kullanıldığı zaman notere de mahalle muhtarına da hatta bankaya da ihtiyaç yok. Fakat iş finansal olduğu zaman regülasyon çok önemli. Biz özetle bankalar bu yeni düzene ayak uydurmak zorundalar.

SORULAR

Bilişim Vadisi Genel Müdürü Ahmet Serdar İbrahimcioğlu: Son 3 yıl içerisinde 500 milyar dolar civarında yatırım olmuş. Dünyada 12 bin Fintek girişimcisi var. Geçmişte noterler falan yoktu sonraki dönemde ihtiyaç doğdu dolayısıyla yeni dönemde yeni araçlar ortaya çıkacak. Aslında temel ihtiyacımız insanla başlıyor. İnsanın temel ihtiyaçlarına cevap veren araçlar teknolojik dönüşüm sağlıyor. Biz Singapur merkezli yapılan Fintek festivalinde de biz Türkiye için Pavilion temsilcisiyiz. Milli teknolojinin pavilion kurma yetkisine sahip kuruluşuz. 12 bin değil belki de 1 milyon Fintek girişimcisine ihtiyaç var. Türkiye’nin finans alanındaki problem çözme kabiliyeti teknolojiyle bütünleşirse biz bunu yazılım ihracatına dönüştürebilir bunların tamamının verilerini yönetebilmekle kalmaz bunu yönetebilecekleri sistemleri satabiliriz.

IYZİCO CEO’su Barbaros Özbugutu: Bizim inandığımız yapı ekosistem oluşması lazım. Burada daha rekabete açık olan bir yapının oluşması gerektiğini düşünüyor ve bu taraftayız.

Ziraat Teknoloji A.Ş. Genel Müdürü Osman Tanaçan: Güven ve ahlak konusu insan olarak herkesin içerisinde olması gereken kavramlar. Bankacılıkta denetim tarafı vardır. Denetim güvenin önünde bir engel değildir. İnsanlara güzel şeyler sunmak istiyoruz fakat ‘Kötü iş yapmak’ isteyen insanların önüne de bazı kontroller koymak lazım. Blockchain dediğimiz teknoloji fiziksel olarak bir bankada bizim arkadaşların kimliğinize bakıp sen sensin demesinden daha güvenli birşey ve değiştirilemez. Denetim iyi birşeydir güvenin önünde engel değildir. Ahlak konusunda da sosyal dünyada nasıl hissediyorsak dijital alanda da böyle olmak lazımdır.

BİRİNCİ OTURUM KIRMIZI HALI RÖPORTAJLARI

Bilişim Vadisi Genel Müdürü Ahmet Serdar İbrahimcioğlu: Dijitalleşen dünya meselesi önemli. Teknolojik gelişmeleri algılamak anlamak önemli. Finans aslında hayatın içerisinde olan bir şey. Böyle zirveler bizim yaptıklarımızı anlatmak için de bir fırsat. Şu anda bir çok kişinin kullandığı internet bankacılığı, eskiden ATM, şube ararken bugün bir cep telefonu vasıtasıyla tüm işlemleri yapabiliyorsunuz. Böyle bir süreci hayata geçirebilmeniz için de teknolojik gelişmelere ihtiyacınız var. Bu da yazılım ve donanımı yerine getiriyor. Biz de Bilişim Vadisi olarak kaldıraç rolü üstlenmiş oluyoruz.

Önümüzdeki dönemi belki metaverse ile daha iyi anlamlandırmak lazım. Bugün artık dijital ikiz teknolojisini konuşuyoruz. Yapay zeka strateji belgesi yayınlandı. Aslında sanal alemde kendi avatarlarımızı da oluşturuyoruz. Metaverse’i konuştuğumuz bir yerde dijital bankacılığın geleceği sanal şubelerle sanal yaşamlarla reel alana geçişi sağlamış olacak. Kore bankaları metaverse’te kendi dijital bankalarını kurdu. Siz bütün finansal işlemlerinizi bu alemde yapabilir sonrasında da kutularla elbiselerinizi çıkartıp giyinebilirsiniz.

Ziraat Teknoloji A.Ş. Genel Müdürü Osman Tanaçan: Dijitalleşme deyince biz ilk olarak işlemleri mobile internete aktarma olarak algılandı ve yapıldı. Bugün artık işlemlerin yüzde 97’si mobil tarafında yapılıyor. Bu pandemi de süreci hızlandırdı. Artık muhtelif platformlarda bankacılık hizmetleri verebilme dünyasına doğru gidiyoruz. Bu ne demek fiziksel olarak bankaların binaların olması değil yeni platformlarda mesela Facebook Metaverse diye bir platform oluşturdu. Burada mutlaka finansa da ihtiyaç olacaktır. Bu artık fiziksel dünyadan diğer platformlara geçerken biz de o dünyaya yönelik ürünler geliştireceğiz.

TÖDEB Başkanı Burhan Eliaçık: Etkinlik için gerçekten sonsuz teşekkür ederiz. Geleceğe dair hep beraber ortak akılla hareket etmemiz gereken kararlara sektör burada birlikte karar veriyor.

Ödeme sistemleri Türkiye’de 2000’li yıllarda bankaların kartlı sistemlerle hayatımıza sokması bununda ötesinde vatandaşların ödemesini kolaylıkla yapması bunu bazı sadakat programıyla desteklemeleri Türkiye’yi öncü bir noktaya getirdi. Bunu geleceğe taşımamız için atmamız gereken adımlar vardı. Özellikle pandemiyle birlikte değişen alışveriş ve tüketim harcamalarımızı yönetme tarzımız tamamen değişti ve gelişti. Biz insanların nakde dokunmadan oturdukları yerden hem ödemelerini hızlı şekilde yapması dolasıyla ticaretin e ticaret gibi daha rekabetçi daha zengin mecralara çıkmasına gayret gösteriyoruz. Nakdi giderek hayatımızdan uzaklaştırıyor olacağız. Artık her şey kontrolümüz altında olacak.

Pandeminin hayatımıza girmesiyle bizler teknolojiyi etkin kullanan şirketler daha önce ikna yoluyla var idik pandemiyle beraber bir zorunluluk olarak davranış kalıpları değişti. Davranışları değişmez dediğimiz insanlar bile oturduğu yerden sipariş verir hale geldi. Ufak endişemiz var o da, ‘pandemi sonrası eski alışkanlıklara döner miyiz?’ di… O da artık kalmadı.

İKİNCİ OTURUM: BANKACILIKTA YAPAY ZEKA EĞİLİMLERİ VE GELECEĞİN BANKACILIK HİZMETLERİ

Papara Kurucusu Ahmet Faruk Karslı: Hep birlikte uzun bir yoldayız bankalar büyük gemiler biz de sürat tekneleriyiz. Daha hızlı gitmek için beraber bir şeyler yapmamız gerekiyor. Fintech’lerin amacı minimum kaynakla maksimum değeri oluşturabilmek. Bugün kontrol APİ’ler üzerinden kontrol ettim, 4 yılda bir milyondan fazla Ziraat Bankası müşterisine hizmet vermişiz.

Bugün bankalar Fintech’lere göre daha şanssız. Avrupa’da pek çok banka belli operasyonlarını kendi kurdukları Fintech’leri üzerinden farklı değerler oluşturmaya çalışıyorlar. Biz belli başlı hizmet tiplerinde sektörün dinamosu olarak hızlıca birşeyler yapmaya çalışıyoruz.

META DÜNYASI KAÇINILMAYACAK BİR SON

Bugün NFT dünyasında arsa satışından ayakkabı satışına kadar her şeyi yerleştirip ayrı bir değerler yaratabilirsiniz. NFT veya Meta dünyasında bir ürünün gerçek fiyatını belirleme şansınız olmadığında bunu sanatla açıklamanız çok daha normal. Bugün zaten Meta bir dünyanın yüzde 50 içerisindeyiz. Biz aslında bu dünyada daha az zaman geçiriyoruz. Biz şu anda zaten cep telefonlarında kendimize farklı bir dünya yaratmış durumdayız.

İNSAN KAYNAKLARINI DÜZGÜN OKUYABİLEN EN BAŞARILI OLUR

Para yakarak çok hızlı büyüyen kuruluşların çok hızlı farklı gelir kalemlerine ihtiyaç var ve bunun için Fintech ciddi bir değer. Bugün baktığınızda globalde süper app olmuşlar uzak doğudakiler. Bu App’ler günde en az 25 kez girilen App’ler. Türkiye’deki süper App olmak isteyen kuruluşların asıl amacının bu olmadığını düşünüyorum. O nedenle çıkış nedenine bakmak lazım. İnsan kaynaklarının doğru toplandığı Fintech’lerin rekabet arasından en başarılı çıkacak kuruluşlar olduğunu düşünüyorum.

Ziraat Bankası Kartlı Sistemler Bölüm Başkanı Volkan Günal: Teknoloji hepimizin sınavı aslında uyum sağlamak noktasında. Uyum sağlayan ayakta kalıyor sağlayamayan tarih yapraklarında kalıyor. Bankalar çok kurumsal yapılar, köklü yapılar. Ziraat Bankası 1863 doğumlu ve dolayısıyla bir kültürü var. Uyum sağlamak biraz zaman alabiliyor. Bizler büyük kargo gemileri gibiyiz. Eğer rota doğruysa liman belliyse gideceğimiz yere belki ağır ama güçlü bir şekilde gidebiliyoruz. Fintech’ler sürat motorları gibi. Çok hızlı karar alma mekanizmalarıyla yapabiliyorlar. Aramızdaki en temel farklardan biri bu. Bizim eksik yanımız sizin avantajlı yanınız birbirimizi kapatabiliriz. Bankalar belli regülasyonlara bakıyorlar ve rekabete en uygun adımları nasıl gerçekleştirebiliriz deyip ona göre ilerliyorlar.

Bir de pandemi diye bir sınavımız oldu. O da teknolojik ihtiyaçları öne çekti. Biz yıllarca temassızın nimetlerini anlatmaya çalıştık. Ama pandemi dönemindeki temassız etkiyi hiçbir zaman yakalayamadık.

Hiçbir bankanın tepeden bir bakış açısı olmaz. Eğer bu benim ihtiyacımsa ve benim bunu geliştirmem vakit alacaksa çok fazla emek harcayacaksam benim için satın almam gerekiyorsa bankalar bunu alır. Ben bunun çok daha kalitelisini yaparım gibi bir değerlendirmesi varsa da bunu kendisi yapar. Bu tamamen konu ve ürünün ne olduğuna bağlı.

TALEPLERE HIZLI UYUM SAĞLADIĞIMIZ SÜRECE GÜZEL İŞLER YAPIYORUZ

Şu anda bizim için paralar zaten dijital. Maaşlar hesaba yattıktan sonra borçlar ödendikten sonra kimsenin eline fiziki para alma ihtiyacı kalmıyor. Teknoloji geliştiği için biz bugün dijitali kripto paralar diye NFT diye konuşuyoruz. Bizi bu noktaya getiren de aslında teknoloji. Müşteri hep yeni teknolojiler geldikçe yeni ihtiyaçlar ortaya çıktıkça bunu talep ediyorlar ve bunlara hızlı uyum sağladığımız sürece güzel işler yapabiliyoruz.

NFT KREDİSİ ÇIKAR MI?

Yarın belki bunların alımına da satımına da yardımcı olabilir. Bankaların aslında bugün bile içlerinde bizim dijital dediğimiz bir müşteri kitlesi var. Şubelere gelmiyorlar, çağrı merkezini aramıyorlar, paraya dokunmuyorlar, alışverişlerini uygulamalar üzerinden yapıyorlar. Ciddi bir kayıt içi ekonomide iyi adımlar atıyoruz. Bunlar zaman içerisinde bunların her biri yatırım araçları ve bankalar da bunlara her türlü aracılık ediyorlar. Bankalar da bu teknoloji ve trendleri yakalamış olurlar mı, olurlar. Bankaların hep güçlenerek bugüne gelmelerinin nedeni hep uyum sağlamışlar. Biraz ağır kalabiliyorlar yavaş kalabiliyorlar ama bankada herhangi bir uygulamayı hayata geçirmek için belirli süreçlerden karar aşamalarından geçmesi gerekiyor. Bankalar mutlaka o evreni de yakalarlar ama içerisinde bulunduğumuz evreni de kaçırmazlar.

TRENİN İLK VAGONUNDA OLMAK LAZIM

Bizim için en kritik konu müşteri talebidir. Biz istediğimizi yapalım ama gelmek istediğimiz yere bir müşteri talebi var mı? Hala Türkiye’de finansal sisteme yaklaştıramadığımız bir kitle var. Onlar için banka kartı bile çok ileri bir teknoloji görünüyor olabilir. Teknolojiyi muhakkak yakalamamız lazım. Trenin belki ilk vagonunda olmak lazım. Bizim buralara bakmamız lazım. Bunu da teknolojiden geri durursak bir kaç adım geri kalırsak o trenin son vagonunda kalıyoruz.

KPMG Türkiye’de Şirket Ortağı ve Bilgi Sistemleri Risk Yönetimi Bölüm Başkanı, Fintech Sektör Lideri Sinem Cemtürk: İlk yarı yıl verilerine göre küresel anlamda dünyada Fintech’lere yapılan yatırımlar 98 milyar dolar. Geçen senenin tamamında bu sayı 121 milyar dolardı. Artık sadece Türkiye’de bir oyuncu olmak istemiyor bölgesel veya küresel lider olmak istiyorlar. Müşteri ihtiyaçları zaten değişiyordu pandemi de buna tuz biber ekti. Önümüzdeki dönemde sektörde mega satın almalar, birleşmeler, şirket evlilikleri falan bekliyoruz.

KRİPTO’YU ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE DAHA ÇOK DUYACAĞIZ

98 milyar doların 2021’in ilk yarı yılında 8,7 milyar doları kripto tarafına yapıldı ve bu bugüne kadar yapılmış en büyük yatırım hacmiydi. Bu da önümüzdeki dönemde kripto lafını daha çok duyacağız. Artık devletlerin gelmekte olan şeyin geleceğini kabul ettikleri ve de onunla ilgili bir aksiyon alacaklarını bize gösterdi, yatırımcıya gösterdi. Merkez Bankası’nın da bazı çalışmalar yaptığını biliyoruz.

Platform Bankacılığı’nı destekleyen taslak var yıl sonunda çıkacak diye bekliyoruz. BDDK’yı da takdir etmek istiyorum. Türkiye’de biz farklı bir mevzuat beklerken servis bankacılığını da işin içine koydu. Bana göre Türkiye’de yeni bir fırsat yaratıldı. Artık insanlar lisans almak zorunda değil. Her fırsat beraberinde zorluklar da getirecektir. Türkiye pazarı mesela buna hazır mıdır gibi benzer şeyler. Sektöre ilk girmek zorluklarla da artılarla da ilk yüzleşmek sonucunu doğuruyor. Türkiye’nin önü çok açık bir noktaya geldi.

NFT’DE ARSA YATIRIMI YAPIYORUM

Önümüzdeki 10 yılda şu anda kullandığımız araçları kullanmıyor farklı araçlar kullanıyor olacağız muhtemelen. Ben şu anda metaverse’de arsa yatırımı yapıyorum mesela. Ben NFT teknolojisinin çok daha farklı şeyler için kullanılacağını düşünüyorum. Örneğin bir ünlünün ayda bir gününü NFT yapıp onu satabiliriz. Artık bir bütünleşik finans olgusu var. Sadece ödeme hizmeti sunuyor olmanız sizi doğru noktaya götürmüyor.

İKİNCİ OTURUM SONU KIRMIZI HALI RÖPORTAJLARI

Ahmet Faruk Karslı:

Zirvenin tarihi çok anlamlı. Türk Lirası’nın tarihi değer kazandığı birgün de finans paydaşlarıyla bir arada olmak çok faydalı. Sadece bankalara değil aynı zamanda Fintek’lere de yer verilmesi gururlandırıcı. Türkiye’de bankacılık sektöründe teknolojiler uzun zamandır Avrupa ve Amerika’nın çok önünde, biz de Fintek’ler olarak elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Papara dijitalden doğan bir şirket. Ama özellikle tüketici ve finansal tüketici deneyimi açısından pandemi döneminde zorunlu bir dijitalleşme ve ivmelenme bizim için çok değerli. Bizim aslında yaklaşık beş yıl içerisinde ön gördüğümüz bütün hedeflere pandemi sayesinde yaklaşık iki yılda ulaştık diyebilirim. Umarım pandemi gibi tatsız ve sağlığımızı tehdit edici dönemler hızlıca sona erer ama bu deneyimler kalırlar. Papara’nın kullanıcı kitlesi ‘gelecek’ diye nitelendirdiğimiz kitle… Bugün 11.2 milyon kullanıcıya ulaştık. Bunların büyük bir kısmı 25 yaş altı gençler, o yüzden geleceğimiz ve Z kuşağı olarak düşünürsek o gençlere hizmet vermekten son derece mutluyuz. Bizim hedefimiz parayı soyutlaştırmak, buna ekonomide ‘Nakdi dijitalleştirme’ veya ‘nakitsiz topluma geçiş’ süreci de diyebiliriz. ‘Nakitsiz topluma geçiş’ bizim hem vizyon hem misyonlarımızdan bir tanesi. Paranın dijitalleşmesi ve nakitten uzaklaşması aslında temel olarak nakite bağlı birçok suçun ortadan kalkmasına, kaydiliğinin artmasına vergi gibi kaçakçılıkların önüne geçilmesine sebep oluyor. Dolayısıyla biz paranın dijitalleşmesinden yanayız.

Sinem Cantürk:

Böyle zirveler sektöre çok pozitif etkiler yapıyor. Bu zirve de çok doğru bir zamanda gerçekleşti. Özellikle Fintek’lerle ilgili son bir ayda Merkez Bankası tarafından çok önemli adımlar atıldı ve regülasyonlar hayatımıza girdi. Dolayısıyla çok doğru bir zamanda hem banka hem de Fintek’ler gözüyle hem regülasyonların getireceğini hem de ekonomiye katkılarını değerlendireceğimiz çok güzel bir zirve olacağına eminim. Artık her şeyi uzaktan yapar hale geldik. Hele de pandemi dönemini de dikkate alacak olursak hiçbirimiz artık yakın temas sağlamak istemiyoruz. İşlerimizi yapabildiğimiz ölçüde cep telefonlarımızdan ya da internetten yapmak istiyoruz. Şimdi bu konuya müşteri gözüyle baktığımızda çok büyük bir pozitif etki ve çok büyük bir kolaylık gibi gözüküyor. Ama bir de madalyonun diğer tarafına bakacak olursak teknolojiyi bu kadar yoğun kullanıyor olmak hatta ötesinde teknolojiye bu kadar bağımlı olmak beraberinde de bazı riskler getiriyor. Bunların ilk başlangıç noktası siber tehditler diyebiliriz.

Çünkü siber tehditlere ne kadar çok teknoloji kullanırsak ve ne kadar farklı platformda kullanırsak siber tehditlerle karşılaşma olasılığımızda o kadar fazla oluyor. O yüzden bu tarz şirketlerin teknoloji çözümlerini hayata geçirirlerken siber tehditlere karşı önlemlerini alıyor olmaları lazım. Öte yandan bankaların müşterileri senelerdir gelenekselleşmiş bir banka müşterisi, dolayısıyla finansal okur yazarlığa sahip bir müşteri. Ama Fintek müşterileri biraz daha bu konuya sonradan adapte olan, bankacılığa çok da adapte olmayan şimdi şimdi finans dünyasına giren popülasyon. Dolayısıyla bu müşterilerinden finansal olarak okur yazarlığını artırmak ya da onların finansal okur yazarlığının biraz az olması risk yaratan konulardan bir tanesi. Bir iki sene öncesine kadar biz finansal teknolojilere yatırım yapmak isteyen şirketleri genellikle finans dünyasından oyuncular olarak görmüştük, bankalar ya da daha önce finansal hizmetler sektörlerinde çalışanlar. Ama son bir iki senedir şunu görüyoruz ki finans dışı sektördekilerinde finans sektörüne yatırım yapmaya başladıklarını görüyoruz. Bu çok güzel ve ekosistem açısından çok faydalı bir gelişme ama şunlara dikkat etmeleri lazım; finansal teknolojiler ve finans dünyası çok regüle bir sektör. BDDK tarafından SPK tarafından Merkez Bankası tarafından regüle edilen bir sektör ve de Fintek’ler için şu anda hayatımızda olan başlangıcı BDDK tarafından 2014’te atılmış temeller üzerine dayanan ve Merkez Bankası tarafından 2020 ve 2021 senelerinde de versiyonlar gelmiş olan regülasyonlarla hayatına devam eden bir sektör. Dolayısıyla eğer bu sektöre girmek istiyorlarsa bu kanunlara, yönetmeliklere, tebliğlere uyumlu bir bilgi teknolojileri yapıları sağlam hayata geçirip, onun üzerine de stratejilerini, hedef noktalarını, hangi müşteriyi hedeflediklerini nasıl bir stratejiyle yola çıkmak istediklerini net olarak belirlemeleri önemli bir nokta olacak.

Bülent Tekmen:

Finans teknolojisi Türkiye için çok önemli alanlardan biri ve 2000 yılından beri hem bankalarımız hem de finansal teknolojilere hizmet veren Fintek şirketlerimiz çok büyük değer yaratıyor bu alanda, dünyanın önce gelen şirketlerinden çok daha ileri bir teknolojiye sahip fark yaratan ürünler çıkarıyorlar. (5G yatırımları) Hayatımızın her evresinde ve her noktasında fark yaratmaya başladı, herhangi bir isteğinizin 10 dakika sonra kapınızda olmasını sağlayan, cep telefonuyla yapabildiğiniz her şey için herhangi bir dijital yatırım herhangi bir dijital varlık alımı ya da saniyesel saliseler arasında değişen bir hizmet ve emrinin gerçekleşmesi çok daha önem kazanacak. Her şirket bir Fintek olacak.

Onur Güven:

Dijitalleşme tam gaz devam ediyor, sadece ülkemizde değil, dünyada da devam ediyor. Pandemide bunu en az 5-6 yıl öne çekti. Özellikle tüketicilerde büyük bir talep var, ülkemizde de çok yüksek bir miktarda nakit kullanımı var. E-ticaret hali hazırda yüzde 15 seviyelerinde henüz dünya trendinin bir tık altında. Aynı zamanda tabii ki bu finansal erişimde çok önemli bir olgu ülkemizde 25 milyona yakın bankacılık dışında bir kitle var, genç nüfus birçok teknolojiye yatkın. Ancak bu kesimlere finansal hizmeti ulaştırmak için dijitalleşme tabanını kurmamız bunu kurarken de tüm paydaşlarıyla, bankalar, finansal teknoloji şirketleri ve kuruluşları, e-ticaret kuruluşları tüm paydaşların bir araya gelmesi son derece önemli ki bu katman üzerine katma değerli hizmetleri son kullanıcılara eriştirebilelim.