Canlı yayında kendi haberini okudu… Kartel lideri sert kayaya çarptı

Günlerden pazartesiydi, saatler 21.59’u gösteriyordu. Meksika’nın en çok izlenen televizyon kanallarından biri olan Milenio Television’un haber sunucusu Azucena Uresti, her zamanki gibi kusursuz saçı ve makyajıyla gece bültenini sunmaya hazırdı.

Cep telefonunu ekip arkadaşlarından birine uzattı, en geniş gülümsemesiyle pozunu verdi ve çekilen fotoğrafı Twitter hesabına yükleyip yüz binlerce takipçisiyle paylaştı. “Her zaman olduğu gibi saat 22.00’de yayındayız” yazmıştı.

Nitekim bir dakika sonra jenerik akmaya başladı ve haber bülteni başladı. Kısacası her şey çok sıradan görünüyordu. Ama aslında o gün hiç de sıradan olmayan bir durum yaşanmıştı. Uresti, sadece birkaç saat önce Meksika’nın en tehlikeli suçlularından biri olduğunu iddia eden bir kişiden ölüm tehdidi almıştı.

Bültenin ilk haberi de tam olarak bununla ilgiliydi aslında. Ama Uresti, sanki kendisinden bahsetmiyormuşçasına bir soğukkanlılıkla, “Bu sabah bir suç örgütü birçok medya kuruluşuna ve bana Michoacán’da gerçekleştirdiğimiz gazetecilik faaliyetlerinden ötürü ölüm tehditlerinde bulundu” diye okudu önündeki metni.

“NEREDE OLURSAN OL SENİ BULACAĞIM…”

Gerçekten de pazartesi sabah saatlerinde sosyal medyadaki Meksikalı kullanıcılar arasında bir video dolanmaya başlamıştı. Videoda Meksika’nın ünlü Jalisco Yeni Nesil Karteli’nin (CJNG) lideri Nemesio Oseguera Cervantes olduğunu iddia eden bir adam Uresti’yi öldürmeye yemin ediyordu.

CNN‘in aktardığına göre, etrafında yedi adet maskeli ve silahlı adamla kameraya konuşan kişi, “Jalisco Yeni Nesil Karteli’nin lideri olarak doğrudan Milenio Haber’e sesleniyorum. Size söyleyeceğim tek şey şu: Dengeli olmanız, tek bir yöne yaslanmamanız gerek. Bir de size ait olmayan işlere burnunuzu sokmayın. Azucena Uresti, seni temin ederim, her nerede olursan ol seni bulacağım ve sana o lafları yedireceğim. Kadın cinayetiyle suçlansam bile bunu yapacağım, çünkü sen beni tanımıyorsun…” diyordu.

Gazeteciler için dünyanın en tehlikeli ülkesi olarak nitelendirilen Meksika için bile çarpıcı bir görüntüydü. Batı Yarımküre’nin en tehlikeli suç örgütlerinden biri bir ulusal televizyonun spikerini “yanlı habercilik” yaptığı gerekçesiyle tehdit ediyordu.

KORUMA PROGRAMINA DAHİL EDİLDİ

Uresti haberi sunduktan sonra, “Bizim işimiz her zaman doğrulara bağlı kalmak ve bizimki gibi bir ülkenin gerçeklerine dair insanları bilgilendirmek” dedi ve ülkedeki gazetecilere ve insan hakları savunucularına yönelik koruma programına dahil edildiğini söyledi.

1500 kadar gazetecinin korunduğu program kapsamında kişilere güvenli bir konut verilmesinden kurşun geçirmez yelekler ve korumalar tahsis edilmesine kadar birçok detay bulunuyor. Uresti’ye bunların hangisinin verildiği açıklanmadı.

Meksika’da 2000 yılından bu yana 124 muhabir ve medya çalışanı öldürüldü. Andrés Manuel López Obrador’un başkanlık koltuğuna oturduğu 2018 yılından bu yana gazetecileri hedef alan şiddet olaylarının sayısı daha da arttı. Son üç yılda 24 gazeteci öldürüldü. Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) geçen yıl Meksika’yı gazeteciler için en ölümcül ülke ilan etti.

Geçmişte tehdit edilen gazetecilerin bir kısmı evlerinden kaçmak hatta haberciliği tamamen bırakmak zorunda kaldı. Yine de analistler Uresti’ye yönelik tehdidin sıra dışı olduğunu belirtiyor.

CPJ Meksika temsilcisi Jan-Albert Hootsen, Washington Post’a yaptığı açıklamada, “Büyük bir uyuşturucu kartelinin yöneticisinin bir haber sunucusunu doğrudan tehdit ettiği bir olay hatırlamıyorum” diye konuştu.

MEKSİKA’NIN EN TEHLİKELİ KARTELİ

Şu an Meksika’nın en tehlikeli karteli olarak bilinen CJNG, oldukça yeni bir oluşum. Ancak analistler kartelin 10 yıl kadar bir süre içinde Meksika’nın 32 eyaletinin 25’inde belli seviyede kontrol sağlamış olduğunu belirtiyor.

Birçok başka karteldeki ölümlerin ve ayrışmaların sonucunda ortaya çıkan CJNG’nin köklerini El Chapo’nun lideri olduğu Sinaloa’da bulmak mümkün. InSight Crime sitesinin aktardığına göre, CJNG, Sinaloa Karteli’nin eski liderlerinden Nacho lakaplı Ignacio Coronel’in Temmuz 2010’da Meksika güvenlik güçleri tarafından öldürülmesi ile ortaya çıktı.

Coronel ölmeden önce Milenio Karteli’nin lideri Óscar Orlando Nava Valencia’ya (El Lobo) bazı emirler vermişti. Bu grup Sinaloa adına uyuşturucu ticaretini ve mali işleri yürütüyor, ağırlıklı olarak Jalisco ve Colima şehirlerinde faaliyet gösteriyordu. (Daha sonra Michoacán’a doğru da yayıldılar.)

Nacho öldüğünde, El Labo çoktan yakalanmış ve Milenio karteli, “Torcidos” (Sapkınlar) ve “La Resistencia” (Direniş) olmak üzere ikiye ayrılmıştı. İkinci grup ilkini El Lobo’yu yetkililere ispiyonlamakla suçluyordu.

Nacho’nun ölümünün ardından ortaya çıka iktidar boşluğunda, bu iki grup Jalisco’nun uyuşturucu ticaretinin kontrolünü almak için kendi aralarında çatışmaya başladı. Torcidos zamanla CJNG’ye dönüştü.

ESKİ VALİYE, EMNİYET MÜDÜRÜNE SUİKASTLAR DÜZENLEDİLER

CJNG kurulduktan sonra Jalisco ve çevresindeki kanlı cinayetlerin, ortadan kaybolmaların ve bulunan toplu mezarların sayısında çok ani bir artış görüldü. Meksika güvenlik güçlerine ve aralarında Jalisco eski Valisi Aristóteles Sandoval ile Mexico City Emniyet Müdürü Omar García Harfuch da bulunan birçok üst düzey yetkiliye de suikastlar düzenleyen CJNG, özellikle pandemi döneminde çocuklara oyuncak dağıtmak, ihtiyaç sahiplerine erzak yardımı yapmak gibi “hayır işleriyle” kamuoyunun da sevgisini kazandı.

El Mencho’nun yani Oseguera Ramos’un yakalanması için ABD 10 milyon dolar Meksika ise 30 milyon peso (1,6 milyon dolar) ödül koymuş durumda. Ramos’un ardından gelen ikinci sıradaki isim olan “El 85” Erick Valencia Salazar için de DEA 5 milyon dolar teklif ediyor. Grubun diğer önemli isimleri ise “El 53” Martin Arzola Ortega, Ulises Mora Tapia, José Manuel Abouzaid El Bayeh ve Alfredo Galindo Salazar.

CJNG, sosyal medyada silah zenginliğiyle övündüğü ve rakiplerini tehdit ettiği paylaşımlarla ünlü. Temmuz 2020’de kartelin paylaştığı bir videoda, askeri üniformalı 80 kişilik bir grup erkek ellerinde 0.50 kalibrelik silahlar ve zırhlı araçlarla “El Mencho” olarak bilinen Oseguera Cervantes’e bağlılık yemini ediyordu. Meksika Savunma Bakanı Crescencio Sandoval, videonun yayınlanmasının ardından yaptığı açıklamada, CJNG’nin amacının Guanajuato’daki en büyük rakibi olan Santa Rosa de Lima Karteli’nin (CSRL) gözünü korkutmak olduğunu söyledi.

FOTOĞRAFLARI DÜNYAYI ŞOKE ETTİ

Bununla birlikte CJNG üyeleri çok yakın zamana kadar hep maskeleriyle görüntülendi. Ancak geçtiğimiz temmuz ayında Meksika haber ajansı Cuartoscuro’nun bir muhabiri, grubun 8 üyesini maskesiz görüntülemeyi başardı.

Dünya basınında büyük olay olan fotoğraflarda, CNJG üyesi 8 erkek, ellerinde yüksel kalibreli makineli silahlarla Michoacán’da bulunan Aguililla karayolunda zırhlı araçların önünde pozlar veriyordu.

Adamların kurşun geçirmez yeleklerinin üzerinde CJNG, “Fuerzas Especiales Mencho” (Mencho Özel Güçleri) ve Delta ifadeleri net bir biçimde görülebiliyordu. (Delta, CJNG’nin Aguililla’nın kontrolünü yerel güçlerden almaya çalışan kolu.)

O dönemde analistler, CJNG’nin bu görüntüleri vermesinin bir gövde gösterisi olduğu yorumlarını yaptı. Kartelin Meksika hükümetine açık açık meydan okuyan bu fotoğrafları Aguililla’da çektirmesi de manidar bulundu. Zira burası CJNG’nin en fazla direnişle karşılaştığı Cárteles Unidos (Birleşmiş Karteller) ile en çok çatıştığı noktaların başında geliyor.

Bristol Ünversitesi’nden organize suçlar uzmanı Karina García Reyes, InSight Crime’a yaptığı açıklamada, “Bu videolardaki unsurların hepsi çok net bir mesaj yolluyor: Silahlıyız ve korkmuyoruz” ifadelerini kullandı. Diğer yandan bir ay kadar önce paylaşılan bir başka videoda da kartel üyeleri yoğun yaz yağışlarının sel baskınlarına yol açtığı bölgelerde yaşayan insanlara yatak ve karyola hediyeleri dağıtırken görüldü. Bu da CJNG’nin yukarıda bahsettiğimiz üzere hayır işleriyle gönlünü kazanma çalışmalarının bir başka örneği.

DESTEK MESAJLARI YAĞDI

CPJ temsilcisi Hootsen Washington Post’a yaptığı açıklamada, “Kısa süre önce Mexico City Emniyet Müdürü’ne bir saldırı planlayıp gerçekleştirdiği iddia edilen gruptan bahsediyoruz. Meksika ordusu da dahil federal güvenlik güçlerine de saldırılar planlayıp düzenlediler” derken gazetecilerin bu kadar açık açık tehdit edilmesinin yeni bir şey olduğunu belirtti.

Kartelin pazartesi günü paylaştığı video viral olurken, Uresti’ye de destek mesajları yağdı. Yazarlar, siyasi analistler, gazeteciler, senatörler ve eski devlet başkanları birbiri ardına Uresti’yle ilgili paylaşımlarda bulundu. Michoacán Valisi Silvano Aureoles de “@azucenau ve @Milenio’ya yönelik tehdit çok ciddi ve hafife alınmamalı” mesajını paylaştı.

Aralarında Meksika’nın en büyük yayıncılarının da bulunduğu 19 medya kuruluşu ortak bir açıklama yaparak yetkililere harekete geçme çağrısı yaptı.

Medya kuruluşlarının açık mektubunda, “Federal hükümetten bu olayları kınayan ve kendilerini sosyal medyada böylesine küstahça ifade edenlerin yakalanacağı ve yargılanacağına dair garanti veren bir açıklama bekliyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Diğer yandan Devlet Başkanı López Obrador, salı günü düzenlediği basın toplantısında Uresti’ye seslenerek, “Ona bize güvenebileceğini söylemek istiyorum. Olayı duyduğum anda kendisine destek olunması için emir verdim” diye konuştu. Başkanlık Sözcüsü Jesús Ramírez Cuevas ise Meksika hükümetinin “tehdit edilen gazetecileri ve medyayı korumak için gerekli önlemleri alacağını” bildirdi.

BASINA YÖNELİK EN AÇIK SALDIRI

İngiltere’de ifade özgürlüğü üzerine çalışan sivil toplum kuruluşu Article 19, 2020 yılında Meksika’da gazetecilere yönelik 154 tehdit yaşandığını kayda geçirdi. Bu tehditlerin çoğu muhataplarına özel kanallarla ya da sosyal medyada gönderilen isimsiz mesajlar aracılığıyla ulaştırıldı.

En çok risk altındaki Meksikalı gazeteciler ise küçük ve fazla zengin olmayan yerel yayıncılar için çalışan, doğrudan sosyal medya paylaşımlarıyla yayın yapan, kamu radyoları için çalışan ya da küçük dergilerde yazan muhabirler. Öldürülen gazeteciler genellikle yerel siyasetçiler, suç örgütleri veya bu ikisinin kesişimi hakkında haber yapmış oluyor. Bazen spor ya da cemiyet hayatı gibi sayfalarda yer alan ve kirli çamaşırları ortaya dökmek gibi bir kastı olmayan haberler bile gazetecilerin başını derde sokabiliyor.

Pazartesi günü yayınlanan videoda gazeteci Héctor de Mauleón’a yönelik 2017 tarihli tehdit de hatırlatıldı. Videoda gazetecinin yüzünü gösteren siyah beyaz bir fotoğrafa ateş eden birileri bulunuyor.

De Mauleón da salı günü bir açıklama yaparak, Uresti’ye yönelik tehdidi, “silahlı bir grubun basına yönelik en açık seçik saldırısı” olarak nitelendirdi.

KADINLAR İÇİN TEHDİTLER DAHA DA AĞIR

Uresti’yi hedef alan mesajda, kadına yönelik şiddet unsurları da yer alıyordu. Oseguera Cervantes olduğunu iddia eden kişi, “Bedenleri üzerinden geçinen kadınlar bunu gururla yaparlar. Para kazanmak için yayın şirketlerinin ya da stüdyoların arkasına saklanmazlar” diyordu.

Analistler bu dilin Meksika sosyal medyasında kadınların özellikle de tanınmış kadınların ne şekilde hedef alındığını çok net bir biçimde ortaya koyduğunu belirtti. Article 19’den Paulo Sauces, “Kadın gazetecilerin bedenleri, özel hayatları ve ‘ahlak’ anlayışlarına değinen tehditlerle karşılaşmaları çok yaygın bir durum” dedi.

Meksika gazeteciler için olduğu kadar kadınlar için de tehlikeli bir ülke. Burada her gün ortalama 10 kadın öldürülüyor. Kadın cinayeti rakamları son 5 yılda iki katına çıkmış durumda.

(Hürriyet)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir