Bangladeş, Dünya Bankasının Arakanlı Müslümanların ülkeye uyum sağlamalarına yönelik raporunu reddetti

Bangladeş Dışişleri Bakanı Abul Kalam Abdul Momen, başkent Dakka’da düzenlediği basın toplasında, Dünya Bankasının mültecilere ev sahipliği yapan 16 ülke için rapor hazırladığını hatırlattı.

Momen, raporda mültecilerin uyum sağlamaları, refahı, eşit istihdamı ile ev sahibi toplulukla mülteciler arasındaki iletişimin iyileştirilmesiyle ilgili uzun vadeli program olduğunu ifade etti.

Raporda, uyum sürecinin bir parçası olarak Arakanlı Müslümanların arazi, mülkiyet, seçim ve hareket haklarının genişletilmesinin önerildiğini belirten Momen, bu öneriyi kabul etmeleri durumunda Dünya Bankası fonundan mali destek sağlanacağı bilgisini paylaştı.

Momen, Arakanlı Müslümanları mülteci olarak tanımlamadıklarını, onların geçici olarak barınma sağladıkları “zulme uğramış ve yerlerinden edilmiş” kişiler olduğunu kaydetti.

“Arakanlı Müslümanlar ile ilgili görüşümüzle çeliştiği için Dünya Bankasının raporuna şiddetle karşı çıkıyor ve tümüyle reddediyoruz.” diyen Momen, Arakanlı Müslümanların refahının topraklarına dönmekte olduğunu söyledi.

Momen, Dünya Bankasından ve Birleşmiş Milletlere bağlı ajanslardan bu konular yerine Arakanlı Müslümanların Myanmar’a iadelerinin uygulanması üzerine çalışmalarını istedi.

– ARAKANLI MÜSLÜMANLARA ETNİK TEMİZLİK

Myanmar’ın Arakan eyaletinde 2012’de Budistler ile Müslümanlar arasında çatışmalar çıkmış, olaylarda çoğu Müslüman binlerce kişi katledilmiş, yüzlerce ev ve iş yeri ateşe verilmişti.

Arakan’daki sınır karakollarına 25 Ağustos 2017’de düzenlenen eş zamanlı saldırıları gerekçe gösteren Myanmar ordusu ve Budist milliyetçiler, kitlesel şiddet eylemleri başlatmıştı.

Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayımladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtlamıştı.

BM’ye göre, Ağustos 2017’den sonra Arakan’daki baskı ve zulümden kaçıp Bangladeş’e sığınanların sayısı 1 milyona yaklaştı.

BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti, “etnik temizlik” ya da “soykırım” olarak adlandırıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir